Dila Tarkan’la keyifli bir sohbet


MAG dergisi Dilasima Group Markalar Direktörü, moda ikonu Dila Tarka’la keyifli bir sohbet gerçekleştirdi.

Kariyerinden, evlilik planlarına; seyahat etmeyi sevdiği rotalardan yeme-içme zevklerine, alışveriş alışkanlıklarından, güzellik sırlarına kadar merak edilen tüm sorulara içtenlikle verdiği cevaplar sizlerle…

Dila Tarkan’ın keyifli yaşam öyküsünü dinleyebilir miyiz?

7 Ekim 1991 doğumluyum. Kardeşim gibi, birlikte büyüdüğüm, çok fazla çocukluk arkadaşımla birlikte çok güzel ve eğlenceli bir çocukluk geçirdim. 14 yaşında ailemle birlikte İstanbul’dan Kanada Vancouver’a taşındım. Lise dönemimi orada geçirdim. Sonrasında üniversite için Londra’ya taşındım bir sene orada okuduktan sonra New York’a transfer oldum ve 3 sene New York’ta yaşadım. 2014 Haziran’dan beri de İstanbul’da yaşıyorum. Ekim 2014’te aile şirketimiz olan Dilasima Group’ta MAX&Co. marka müdürü olarak çalışmaya başladım ve zaman içinde şirket içindeki pozisyonum markalar direktörlüğüne yükseldi. Dilasima Group’un yanı sıra son iki senedir influencer olarak farklı markalarla projelerde bulunuyorum.

Çok genç yaşta kariyer basamaklarını hızla tırmanmaya başlayıp, uluslararası markaların üst düzey yöneticisi pozisyonuna geldin… Bu başarını nelere bağlıyorsun?

Burada ailemin rolü tabii ki çok büyük. Öncelikle aile işimizin moda üzerine olması ve çocukluğumdan beri bir şekilde bu sektörün içinde bulunmuş olmam bana büyük bir artı kattı. Onun dışında üniversitede moda ve işletmeyle ilgili okumuş olmak da çok daha fazla bilgi ve tecrübe kattı. Modayı seviyor olmak ve bu sektörde çalışıyor olmak bana kendimi iş yapıyormuşum gibi hissettirmiyor ve çok keyif alıyorum. Şanslıyım ki önümde babam gibi çok başarılı bir örnek var ve her geçen gün çok daha fazla şey öğreniyorum ondan.

Nasıl bir ailede yetiştin, onların sana kazandırdığı en önemli karakter özelliklerini nasıl özetlersin?

Açıkçası çok sıcak ve arkadaş gibi bir ailede büyüdüm. Annem de babam da her zaman bir ebeveynden çok arkadaşım gibi, rahat konuşabildiğim ve yanlarında rahat olabildiğim insanlar oldu. Bizim ailede bir yalana, iki küslüğe asla yer yoktur. Bu iki kural, hayatımda diğer insanlara karşı da devam ettirdiğim davranışlar oldu, o yüzden insanlarla ilişkilerimi çok pozitif yönde etkilediğini düşünüyorum. Annem daha spiritüel şeylerle ilgilenen bir insandır ve dolayısıyla olaylara, insanlara çok daha sevgi ve pozitiflikle yaklaşan biri, insanları olduğu gibi kabul eden, süper hayalperest, eğlenceli, sanat yönü çok kuvvetli bir insan. Babam ise daha mantık insanı, zaten Kova burcu; komik, esprili, arkadaş canlısı, hayallerinin peşinden giden, başarılı ve gerçekçi bir insan. İkisinin çocuğu olmak çok güzel bir deneyim, çünkü hem çok farklı hem de çok güçlü karakterler, o yüzden ikisinden de öğrendiğim çok şey var ve her geçen gün de yeni şeyler ekleniyor.

Önce biraz modadan bahsedelim o zaman… Çok renkli ve çok farklı bir tarzın var… Stil sahibi olmanın sihirli birkaç cümlesini okurlarımızla paylaşır mısın?

Ben stilin tamamen bir insanın içinden geldiğini düşünüyorum, kendi karakterinizi ne kadar yansıtıyorsa o kadar yakıştığını düşünüyorum ve korkmadan yapılması gerektiğine inanıyorum.

Dolabını karıştırsak en çok hangi renklerle ve ne tür parçalarla karşılaşırız?

Valla her renkle karşılaşabilirsiniz; çok renkli bir dolabım olduğu kesin! Ayrıca çok fazla pantolon, şort ve t-shirtle karşılaşabilirsiniz.

Alışveriş yaparken vaktinin en büyük kısmını hangi reyonda geçirirsin? 

O tamamen o günkü modumla alakalı olan bir şey ama genelde kıyafet reyonunda daha çok vakit harcarım. Eğer alışveriş günümdeysem o zaman karışık düzenli her türlü reyonu karıştırmaya varım. Alışveriş modumda değilsem bile gözlük bakmaya her zaman varım, o her zaman favorim!

Türkiye’de ve dünyada stiline hayran olduğun isimler kimler?

Tarzlarımız farklı olsa da Olivia Palermo’yu çok beğeniyorum. Senelerdir Mary-Kate Olsen tarzını çok beğendiğim bir insan; salaş ama aynı zamanda cool da olan bir kadın. Gigi Hadid ve Hailey Baldwin de bence çok güzel giyiniyor.

Moda rüzgarlarının içinden çıkıp biraz da aşkın büyüsüne kapılalım… Çok güzel bir ilişkin var ve geçtiğimiz ay da evlilik yolundaki ilk adımınızı attınız, öncelikle Allah tamamına erdirsin diyoruz… Tanımıyoruz ama dışarıdan baktığımızda o kadar güzel bir enerji veriyorsunuz ki çift olarak… Hatta birbirinize benziyorsunuz bile diyebilirim.. Sen onu, ve aşkınızı bize nasıl anlatırsın, ruh eşi olduğunuzu söyleyebilir misin?

Biz Yahya ile tanıştığımız andan itibaren çok iyi anlaştık ve birkaç ay baya iyi arkadaş olarak ilişkimizi sürdürdük. Aslında ben o dönem ilişki yaşamak istemiyordum ama Yahya’nın uzun, azimli deneyişleri sonunda iki – üç ay sonra beni bir şekilde ikna etti ve ilişkimize başladık. Açıkçası ilk günden beri evleneceğim kişinin o olduğunu ben çok iyi biliyordum, çünkü inanılmaz iyi anlaşıyoruz, hayat tarzımız birbirine çok benziyor, ikimiz de çok uyumlu insanlarız, her ortama ayak uydurabiliyoruz, o yüzden güzel, çok saygılı bir birlikteliğimiz var. Hayvanları çok seviyor, bir köpeği var; bunlar benim için çok önemli şeyler. Ailelerimizle de birbirimizin aileleriyle de çok iyi anlaşıyoruz. İnşallah her şey çok güzel olur ileriye dönük olarak…

Kadın – erkek birçok kişinin zor ve bazen de korkutucu olarak yorumladıkları evlilik kurumunu sen nasıl yorumluyorsun? Evlilik kararını nasıl aldın? Bu konuda olumlu karar alabilmenin olmazsa olmaz koşulları neler sence?

Evlilik bence çok güzel bir kurum; çünkü bir aile kuruyorsun kendine ait olan… Bir evliliği yürütecek olan şeyin karşılıklı saygı olduğunu düşünüyorum, Aşk gelip geçici bir şey ama sevgi ve saygı kalıcı şeyler… Zaman içinde bunları kaybetmedikçe, birbirine değer vermeye devam ettikçe, evliliğin çok güzel bir şey olacağına inanıyorum. Zor zamanlar elbette olacak ama önemli olan hayata karşı birlik olmak ve birlikte hareket etmek. Ben güzel ve mutlu bir evliliğin içinde büyüdüm, umarım ben de aynısını ileride kendi ailem için sağlayabilirim.

Düğün tarihiniz belli oldu mu? Nasıl bir mekan ve konsept hayal ediyorsun? Hatta modayla bu kadar iç içe olan biri olarak nasıl bir gelinlik tercih edeceksin?

Tarih şu an daha tam belli değil ama önümüzdeki yaz yapmayı düşünüyoruz. Aklımızda birkaç yer var ama onlar da daha tam kesin değil… Deniz kenarı bir yer olmasını istiyoruz; İstanbul’da olmayacak onu söyleyebilirim. Gelinlik bakmaya devam ediyorum, kafamda beğendiğim bir tarz var ama hayatta söylemem! Yahya’nın da son ana kadar haberi olmayacak ve görmeyecek, o yüzden hepinize sürpriz olsun.

Bugüne kadar gezip gördüğün en güzel ülke neresiydi? Nelerini beğendin bu kadar?

Küba çok güzeldi, çok güzel yerleri ve kültürü var. Japonya aşırı etkilendiğim bir yer oldu ve mutlaka tekrar gitmek istiyorum; insanı, hayat tarzı, yaşam şekilleri, her şeyi çok farklı olan bir yer gerçekten! Avrupa’dan, Amerika’dan çok daha farklı bir hayat görüyorsunuz orada. Onun dışında Kamboçya inanılmaz büyüleyici bir yerdi. Orayı bu kadar çok sevmemin en büyük sebeplerinden biri de insanları oldu; büyük bir fakirlik içinde yaşamalarına rağmen hayattan o kadar çok zevk alıyorlar, o kadar mutlu ve güleryüzlü insanlar ki, onların insanlığı beni çok etkiledi.

Hala görmediğin ama mutlaka görmek istediğin ülkeler?

Antartika’yı çok görmek istiyorum. Afrika kıtasında gitmek istediğim çok ülke var hala… Peru, Çin, Filipinler çok gitmek istediğim ülkeler arasında. (Röportaj: Tuğçe Uzun)

 

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Ranked List
Upvote or downvote to decide the best list item
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format