Oyuncu Hazar Ergüçlü, Vogue dergisine röportaj verdi. Hem özel hem meslek hayatını anlattı.

Ergüçlü şunları söyledi:

Eski kıyafetlerimi atamıyorum. Eşyalarla ilgili sıkıntı yaşıyorum. Bir şeyim kaybolursa gerçekten çok üzülüyorum, hatta ağlıyorum. Muz yemek çok mutlu eder beni. Gözlerimden kalpler çıkmaya başlar bir anda. Ayrıca çöp atmak da mutluluk kaynaklarım arasında. Ağır işler yapmayı severim. Mesela Kıbrıs’ta annemin yanındayken ocaktaki yemeği karıştırmam. Gider masayı çekerim, sandalyeleri taşırım.

Hızla değiştiğim yaşlardayım. İki ay önce ‘Kendini yeteri kadar tanıyor musun?’ sorusuna ‘Evet’ derdim. Şimdi aynı soruya cevabım; ‘Hayır’ olurdu. Set; katı bir yer. Çok hızlı büyümeme neden oldu. Başka bir yerde bu kadar kısa sürede öğrenemeyeceğim şeyler öğretti. Dışarıdan lunapark gibi görünüyor ama öyle değil. Hiç hak etmediğinizi düşündüğünüz sert deneyimler yaşayabiliyorsunuz.

Bir kadın oyuncu olarak ‘Ben burada çok iyiyim’ diyebileceğiniz bir yer yok. Burası çok ticari, gerçeğin acımasız olduğu, bağırsan da haykırsan da hiçbir şeyin değişmediği bir yer. Sektörde kadın olmak zor ama aynı zamanda olabilecek en güzel şey…